Şub 12

Paris Mon Amour

Yazar : Kategori : Fransa

2002 yılıydı sanırım Paris?e ilk ayak basışım. Üniversiteyi bitirmiş ve birkaç aylığına Paris?e yerleşmiştim. İlk hatırladığım Eyfel kulesini gördüğümde yaşadığım büyük hayal kırıklığı idi. Sabah gün ışığında koca bir metal yığını gibi gözükmüştü gözüme. Akşam ışıkları yanınca daha bir keyifli oldu Eyfel?e bakmak. Son birkaç yıldır her saat başı yaptıkları ışık gösterisi ile daha da göz kamaştırıcı olmuş. Eyfel?e gitmek isteyenler Champ de Mars durağında inebilirler. Eğer mevsim yaz ise buradaki parkta piknik yapabilirsiniz.

  • Hazır yeri gelmişken Champ de Mars?a çok yakın bir kafeden bahsetmek istiyorum size. Cafe Constant basit menüsü ve inanılmaz lezzetli yemekleri ile yeni keşiflerimden. Eğer Eyfel yakınlarında gezinirken açlık hissederseniz hiç düşünmeden Cafe Constant?ın yolunu tutun.

  • Meşhur  Champs Elysées?de dolanmak, bir yerde oturup kahve içip ekler yemek Paris?te yapmayı en çok sevdiğim şeylerden biridir. Zafer Takından başlayarak Concorde meydanına kadar devam eden bu meşhur cadde hem alışveriş için hem de birşeyler atıştırmak için çok güzel bir adres. Louvre Rivoli durağında (ben yürümek istiyorum diyenler için burası Concorde?dan sonra Louvre müzesine doğru giden yolun tam üzerinde) Angelina diye bir kafe/pastane var. Eğer haftasonu gitmek gibi bir niyetiniz olursa erken davranın çünkü önünde epey kuyruk oluyor. Hafta içi daha rahat. Mutlaka sıcak çikolatasını ve tatlılarını deneyin. Tadı damağınızda kalacak ve her gittiğinizde mutlaka uğramak isteyeceksiniz.

  • Louvre Müzesi biraz zaman isteyen bir aktivite. Müze çok büyük olduğu için en az yarım gününüzü buraya ayırmanız gerekebilir. İsterseniz kendinize uygun turlardan birine katılarak daha detaylı bilgi edinebilirsiniz.
  • Nehir kenarı yürüyüşleri Paris?in vazgeçilmezlerinden biri. Benim rotam genelde Louvre?dan başlar ve Notre Dame, St Michel ve Saint Germain olarak devam eder. Bu rotada meşhur Notre Dame katedralini görebilir hatta kulelerine çıkıp Paris?e biraz tepeden bakabilirsiniz (biraz diyorum çünkü Eyfel?in yanında daha alçak kalıyor bu kuleler). Saint Germain?deki küçük butiklerden alışveriş yapabilirsiniz. Acıkırsanız yine Saint Germain?de bulunan meşhur Les Deux Magot ?da yemek yiyebilirsiniz. Hiç aksatmadan yaptığım bir Paris rutinidir bu rotada yürümek, beni daha hiç hayal kırıklığına uğratmadı.

  • Paris, İstanbul?a nazaran çok daha küçük bir şehir. O yüzden yürüyerek şehri keşfetmek çok olası. Yapılacak çok şey ve gezilecek çok yer var. Alışveriş meraklıları için La Fayetteya dan daha lüks bir yer arıyorsanız  Place Vendome mutlaka görülmesi gereken yerler.
  • Opera binası, Invalid, Sacre Coeur ve ressamları barındıran arka sokağı, Moulin Rouge, Bastille ve daha niceleri… Paris en azından 4 gün kesintisiz gezmeyi hak eden bir şehir. Pazar günleri şehir oldukça sessiz sakin o yüzden dönüşünüzü Pazar gününe getirmeye çalışın.

  • Dünyada mezarlığı turistik atraksiyon olarak sunan yegane şehirlerden birisi Paris. Eğer Jim Morrison?ı, Molière?i, Yılmaz Güney?i ya da La Fontaine?i ziyaret etmek isterseniz adresiniz Père Lachaise. Girişte mezarlığın haritasını bulabilirsiniz.
  • Unutmadan bir de Eurodisney ve Walt Disney Stüdyoları var Paris?te. Çocuklar gibi şen olmak istiyorsanız metro haritasındaki kırmızı hatta binip Marne-la-Vallée ?e ulaşın. Hayatımda geçirdiğim en güzel günlerden biri Eurodisney?de geçirdiğim gündür. Eğer bütçeniz ve vaktiniz uygunsa sakın kaçırmayın derim.

Buraya kadar Paris ilginizi çektiyse  hemen Paris uçak bileti  alarak  keşfetmeye kendiniz başlayabilirsiniz. Daha ayrıntılı Paris yazılarına  da burdan ulaşabilirsiniz.

Benzer Yazılar

Etiketler: , , ,

Yorum Bırakın