May 07

Toronto’da Yemek ve Eğlence Turu

Yazar : Kategori : Kanada

Hem gezmek, hem yemek için Chinatown?a mutlaka gidilmeli. Toronto?da 500,000 Çinli nüfusu olduğu düşünülürse, Chinatown?ın büyüklüğü de anlaşılabilir. Burada ara sokaklarda gezip Çin usulü yiyecek, süs eşyası, çay gibi malzemeler bulunabilir. Ama buradan bir Çin lokantasına uğramadan dönülmemeli. Benim gittiğimin adı King Restaurant’ tı ve diğerlerine göre biraz daha turistik belki bir nebze daha pahalıydı ama güzeldi. Tek olduğum için başkalarıyla beraber aynı yuvarlak masada oturup, Çinlilerle sohbet etme şansını yakalayabildim, zira kendileri restoran olarak iyi bir seçim yaptığımı söylediler. Menüden çeşitli yiyecekler söyleyip (çin böreği, sulu deniz mahsüllü noodle gibi) yeşil çay ile yedim. Yemek esnasında yine seçtiğim yemeğin başarılı olduğunu söyleyen ve sopaları nasıl bu kadar iyi kullandığımı merak eden Çinli masa arkadaşlarımdı. Gayet keyifli bu yemekten sonra bir miktar kuzeye doğru yol alıp University of  Toronto kampüsünde de şöyle bir tur atılabilir. Gayet büyük, yeşillik, keyifli,tarihi binaların bulunduğu bir kampüs burası.

Biraz alışverişe girmek gerekirse, ilk gidilecek yer kesinlikle Yonge Street. Dünyanın en uzun sokağı olan (1896 km) bu sokağın sadece şehir merkezindeki kısmı herşey için yeterli. Birçok ünlü markanın, Amerikan mağazalarının (Urbanoutfitters, Forever 21 gibi) bulunabileceği bu sokak üzerinde Dundas Meydanı?na gelindiğinde New York Times Square havasını yakalayabiliyorsunuz .

 Ayrıca meydan gösterilerinin, konserlerinin yapıldığı da bir yer. Yine aynı meydanda bulunan Eaton Center da alışveriş için güzel bir AVM. Bloor Street’in  güzel dükkanlarında, ünlü markaları bulabilir ve vitrin gezip alışveriş yapabilirsiniz. Merkezin biraz kuzeyinde kalan Yorkville?de ise hem lüks mağazaları gezmek hem de keyifli cafelerde oturmak yine alternatiflerden.

Yonge Street?den Bay Street?e doğru yüründüğünde (güneye, göle doğru), eski ve yeni City Hall ve önündeki havuzlu meydan karşınıza çıkıyor. Bay Street ise Toronto?nun finans sokağı diye geçiyor. Kanada?nın 5 büyük bankasının (Nova Scotia Bank, Toronto Dominion Bank, Bank of Montreal, Royal Bank of Canada, Canadian Imperial Bank of Commerce) kulelerinin, Toronto Stock Exchange?in olduğu sokakta yürürken, büyük binalar adeta üstünüze geliyor gibi. Bankaların binalarının yanısıra etrafta birçok yüksek iş merkezi görmek de mümkün bu sokak yakınlarında. Bu yüksek binalarla ve Toronto ile ilgili bir diğer enteresan nokta da şu: Malum kışın hava soğuk oluyor oralarda (soğuk dediğim -15 , -20 dereceler) insanlar sokakta yürümesin diğer birçok iş ve alışveriş merkezini birbirine bağlayan yeraltı yolları yapmışlar. Modernlik farkı. Böylece evden arabaya binip oradan da bir kulenin altına park edip, neredeyse hiç soğuğa çıkmadan istediğiniz yere ulaşmak mümkün diyebiliriz. Yalnız, bu insanlar soğuğa alışkın olduğu için yazın gidenlere bir uyarı: Dükkanlar, iç mekanlar yazın klimadan dolayı baya soğuk! Yanınızda ince bir hırka bulundurmakta yarar var.

Yine Toronto merkezden, göl kenarından kalkan teknelerle şehrin hemen karşısında bulunan Ontario Gölü?nde bulunan Toronto Islands?a da gidilerek keyifli bir gün geçirilebilir. Biz akşamüstü gitmiştik çoğunluk dönüş yoluna geçmişti ama güzel bir plajı, birkaç restoranı, bisiklet, yürüyüş yolları yeşillik alan mevcut. Ayrıca adadan Toronto manzarası da baya güzel. Gölün arkasından yükselen sıra sıra kuleler, hele bir de gün batımı varsa şöyle bir şarap açıp içesi gelebiliyor insanın Toronto?ya karşı. Ada ile ilgili ilginç bir not: Adanın üzerinde bir de havaalanı var ve aktif çalışıyor. (Toronto Island Airport)

Toronto?yu bir kenara bırakıp, Niagara Falls?a doğru seyahat yapmanın zamanı geldi. İster araba kiralayıp ki otobanlar çok düzgün, ya da bizim yaptığımız gibi günübirlik turlarla (oteller ayarlıyor genelde) Niagara Şelaleleri’ne gidilebilir. Yaklaşık 50 Kanada Dolarına gidiş dönüş bir de Şarap Tadımı yapılabiliyor. Niagara Falls?a giden yolda, tur sizi önce bağları ve şarapları ile ünlü Niagara-On-The-Lake?in dışında bağların olduğu kısma götürüp buradaki şarapçılardan birinde şarap tatmanızı sağlıyor. Şaraplar güzel, ama özellikle tatlı şarap (soğuk içildiği için herhalde Icewine deniliyor) denemeli hatta biraz pahalı olmasına rağmen (35 Kanada Doları) bir küçük şişe alınmalı. Şarap faslı bittikten sonra ise Niagara Falls?a gelmeden bu sefer Niagara-On-the-Lake kasabasının merkezinde mola veriliyor. Küçük sevimli kasabanın tek ana caddesi, renkli renkli çiçekler, küçük butikler, pastacılar, çikolatacılarla dolu. Çok tatlı ve keyifli bir yer, insanın ah biraz daha kalsak, bu gece şu köşedeki ünlü Prince of Whales (pahalı olduğu kesin ama çok güzel bir görüntüsü var) otelde mi kalsak ya da  bir daha gelirsem kesin buraya gelip kalacağım diyesi geliyor. Ama tabi yarım saatlik bir moladan sonra Niagara Şelalari için yola koyuluyorsunuz tur olunca. Şelalelere yaklaşırken yoldan ABD?yi görmek mümkün. Şelalelerin bir tarafı ABD bir tarafı Kanada. Tabi bir sürü köprü yani geçiş kapısı mevcut. Dediklerine göre Kanada tarafından bakmak daha güzel çünkü şelaleler ABD?den Kanada?ya doğru akıyormuş. Nitekim gittik gördük hakikaten öyle. Islanıp, manzaranın tadını çıkarıp, yemek yiyip, geri dönüş yoluna koyulduk.

Toronto?nun gezilecek yerleri bunlar diyebiliriz en azından bizim gezip, gezmeye değer dediğimiz. Biraz yemek işine gireyim diyeceğim ama kendine has mutfağı olmayan bir yerde yemek işi de bir Türkiye, İtalya, Fransa gibi olmuyor tabi o yüzden daha çok oturmaktan, yemekten, içmekten keyif aldığım birkaç yeri ve Kanada klasiklerini yazacağım:

  •  Jack Astor?s: Merkezde birkaç yerde (hit mekanlar diyelim) bulabileceğiniz, İstanbul?un Midpoint?i, Kırıntı?sı gibi diyebileceğim Jack Astors?da yemekler güzel, kokteyller kesin denenmeli ve keyifli sohbet edilebilecek, güzel müzik eşliğinde zaman geçirilmeli.
  •  Tim Hurtons: Toronto?nun hatta Kanada?nın sabahları kapıdan dışarı çıkan kuyruklarının olduğu, ucuz kahve, kahvaltılık bagel, muffin bulunduran, ünlü kahve zinciri. Aralarda gidilmeli, sıcaktan bunalınca bir soğuk cappucino yada latte içilmeli. Birçok yerde karşınıza çıkacak.
  •  Hard Rock Cafe  Dundas Meydanı : Klasik bir Hard Rock ama bu sefer garsonların aşırı ilgi gösterdiği (Kuzey Amerika’da böyle sanırım) bir klasik 100 oz burger yiyip, Dundas Meydanı?nda gelen geçeni izleyip bir öğlen geçirilebilir.
  •  Johnny Rockets: Zamanında Şişli Cevahir?e de açılan fakat sonradan kapatılan, Amerika?nın ünlü hamburger zincirlerinden. Güzel bir burger ve yanında kesinlikle kocaman bardakta gelen milk shake içilmeli, burası da Dundas Meydanı?nda.          

Bir de gece eğlence mekanı önereceğim. The Guvernment, şehrin göl kenarına yakın biraz doğu kısmında, gitmeden önce adınızı mutlaka Guest List?e yazdırmanız gereken bir mekan. Biz gittiğimizde çekik gözlüler ve yaklaşık yaş ortalaması 18 olan insanlarla doluydu, bir erkek için ideal ama bir kız için zor bir yer. Yine de güzel müziklerle dans edebileceğiniz, açıkhava büyük, ferah bir mekan. Toronto?nun ünlü mekanlarından.

Toronto?dan akılda kalanlar bunlar. Hediyelik eşya olarak Niagara Falls?daki dükkanlar iyi bir alternatif, bir de maple (akça ağaç) ağaçlarıyla ünlü Kanada?da bir maple şekeri de yemeden gitmemek lazım, çok özelliği olmasa da karamel gibi tatlı diyebilirim. Güzel yer, modern yer ama ne kadar beğensem de görülmesi gereken yerler listesinde sonlara doğru yer alabilir. Bir de bizim yapamadığımız ama gidenlere tavsiyem birkaç günlüğüne Montreal?e gitmeniz.

Benzer Yazılar

Etiketler: ,

Yorum Bırakın