Kas 20

New York:Uzak Diyarlardaki İstanbul

Yazar : Kategori : Amerika

Uzun zamandır planladığım New York gezisi için büyük gün sonunda geldi. Geçen bayramda, Irene kasırgası sebebiyle Frankfurt?ta yarım kalan ABD maceramı bu kez sonuna kadar götürmeye kararlıyım. Şimdilik bir mani yok gibi görünüyor. THY?nin TK1 sefer sayılı uçağına binmek için sabırsızlanıyorum; ancak THY?nin Kuzey Amerika yönüne olan uçuşlarının tamamı (New York, Chicago, Los Angeles, Washington ve Toronto) aynı saatlerde kalktığından ve ABD?ye yapılan uçuşlar için ekstra güvenlik kontrolü ve sorularına muhatap olduğunuzdan (bir de üzerine eğer bayram dönemiyse kalabalığı da ekleyin) ciddi uzunlukta birkaç tane kuyruğa girip çıkmak durumundasınız. Bu sebeple, bu yönlere yapacağınız yolculuklar için havaalanına en az 2-3 saat erken gitmekte fayda var.

Sonunda uçağa geçiyoruz, koca uçak ağzına kadar dolu. Türk yolcular kadar yabancı yolcuların da çokluğu dikkatimi çekiyor. Bu da, son dönemde Türk Hava Yolları?nın kat ettiği mesafeyi göstermesi açısından önemli bir gösterge, bir Türk olarak bununla gurur duyduğumu söylemeliyim. Yolculuğumuz yaklaşık 10 saat 20 dakika sürecek. İlk kez bu kadar uzun süreli bir yolculuk yapacağımdan biraz stresliyim. THY?nin sunduğu “inflight entertainment system”?de sayısız yerli-yabancı film, dizi, müzik seçenekleri var. Heyecanımı yenmek için How I Met Your Mother ile başlıyorum, sonra bir iki film, biraz Big Bang Theory derken sıkılmaya başlıyorum ama daha önümüzde yaklaşık 5 saatlik bir uçuş var.

Yapılan sayısız ikramlarla beraber karnımı iyice doyurmuş haldeyim, aynı zamanda okyanus üzerine geldiğimizde uçağın kabini karartılıyor, perdeleri kapatmamız da rica ediliyor. Ben de biraz uyumaya çalışıyorum, sonunda Boston üzerindeyken pilotun anonsuyla uyanıyorum ve önümüzde artık sadece 45 dk var! Kabin ekibi uçaktan inmeden dağıttıkları ve benim tam ismini hatırlamadığım Customs/Immigration vs. formları doldurmamızı hatırlatıyor. Böylelikle pasaport kontrolünü daha hızlı yapabiliyorsunuz. Pasaport kontrolündeki görevliler genel olarak herkese karşı kibar. Bana sadece hangi kredi kartlarını kullanacağımı sordular, parmak izimi de verdikten sonra kontrolden geçiyorum. Artık bir önceki günkü kar fırtınasına inat pırıl pırıl bir gökyüzüyle New York City ye doğru yol almaya hazırım!

Otelim Manhattan?da olduğundan JFK?den Manhattan?a nasıl gidileceğini, ne gibi alternatiflerim olduğunu önceden araştırmıştım. En az 3 kişiyseniz taksi de iyi bir alternatif olabilir, normal şartlar altında 50 dolar civarında bir ücrete Manhattan?a gidebiliyorsunuz. Ayrıca çeşitli otobüs alternatifleriniz de var; ancak başlıkta da belirttiğim gibi New York?un trafiği İstanbul?dan pek de geri kalır değil. O nedenle ben metroyu tercih ettim.

Hopstop.com  New York?ta nereden nereye gideceğinizi öğrenmek için çok ama çok kullanışlı bir site, herkese tavsiye ederim. Ben de bu siteden aldığım çıktıyla yola koyuluyorum. JFK’de tabelalar zaten sizi kolayca yönlendiriyor. Ben de bu tabelaları takip ederek önce AirTrain?e biniyorum. 5 dolar karşılığında aldığınız biletle bindiğiniz bu mini tren tüm terminalleri dolandıktan sonra Jamaica Station?a geliyor. Burada inip Manhattan?a giden E Train?e biniyorsunuz. Bilet 2,5 dolar, ama metroyu çok sık kullanmayı planlıyorsanız haftalık vs. bilet seçenekleri de mevcut. Toplam yolculuk süresi yaklaşık 1 saat 15 dakika sürüyor.

Sonunda 42nd Street durağında iniyorum. Burası Times Square?a gitmek için de inilebilecek merkezi bir durak. Otelimiz zaten Times Square?a yürüme mesafesinde, booking.com değerlendirmelerine göre baya yüksek bir puana sahip nispeten uygun fiyatlı Yotel New York.

Ancak metro çıkışında her şey bir an için çok karışık geldi. Havanın kararmış olması, 10 saatlik yolculuğun verdiği yorgunluğun da bunda etkisi vardır belki ama elimde harita da olmadığından ve şehre yabancı olduğumdan bir o yana bir bu yana giderek otelimi bulmaya çalışıyorum ama ne fayda. Yanımdan geçenlere adresi sorduğumda ne yazık ki genelde benzer cevapları alıyorum: ?Biz de turistiz.? veya  ?Tek bildiğimiz Times Square?in şu yönde olduğu??.

Sonunda bir Starbucks?a girip adres tarifini alıyorum. Yaklaşık 10 dakikalık bir yürüyüş sonrasında otelime geliyorum. Tabii otele gelirken Times Square?den geçiyorum, bu şehrin kalabalığı, ışıl ışıl cıvıl cıvıl hali, insanların yüz ifadesi, korna sesleri bana 8 bin km geride kalan bir yeri hatırlatıyor. Önce biraz dinlenme vakti, sonra Manhattan?ı keşfetmek üzere arkadaşlarla buluşmak için kendimi dışarı atacağım?

Benzer Yazılar

Etiketler: ,

Yorum Bırakın