Ara 03

Japonya:Güneşi Selamlayan Medeniyet

Yazar : Kategori : Japonya

Japonya; çekik gözlü, kısa boylu, saygılı, onurlu, mütevazı, çalışkan insanların ve samurayların ülkesi? Bu sıfatları orada bizzat deneyimlediklerimi de anımsayarak yazıyorum. Batı medeniyetlerine olan hayranlığımızı bir kenara bıraktık bu yaz. Her gün güneşin ilk doğduğu imparatorlukta medeniyeti yerinde gördük bir hafta boyunca. Vizeye gerek olmadan pasaportlarımızla THY?nin Osaka seferine atladık ve yaklaşık 11 saat yolculuk sonrası denizin ortasındaki Kansai Havalanına indik. Bu arada not etmek gerekir ki, hiçbir tura bağlı kalmadan sadece Google desteği ile tüm planı kendimiz yapmış olmanın keyfi de başka?

Osaka, Japonya?nın güneyinde imparatorluğa başkentlik yapmış güzel bir şehir. Kyoto ve Nara gibi tarihi şehirlere de yakın olması nedeniyle gezimize buradan başladık.  Osaka Kalesi’ni gördükten ve şehir turunu gerçekleştirdikten sonra teknoloji mağazası Yodobashi Camera’da tamamıyla kendimizden geçtik.

Daha sonra rotamızı Nara’ya doğru çevirdik. Nara Osaka’ya trenle 1 saat mesafede ve Japonya?nın en eski başkenti.  Şehir tarihi ve küçük olduğu için bisiklet kiralayarak veya yürüyerek gezilebilir. Kofukuji ve Todaiji tapınakları mutlaka görülmeli özellikle Todaiji?deki dev Buda heykeli ve diğer ahşap heykeller gerçekten muhteşem.

Bir sonraki durağımız olan Kyoto da eski başkentlerden biri. Osaka?ya trenle yarım saatlik mesafede. Turizm ofisinden aldığımız bilgi ile bir günde en güzel yerlerini otobüsle gezebilirsiniz. Bizim gittiğimiz gün yılda bir kere olan ve ülkenin en popüler festivallerinden olan,  Gion Matsuri Festivali vardı. Festivalin amacı felaketlerden korunmak için Yasaka tapınağının tanrısına dua etmek ve çeşitli ritüeller düzenlemek. 17 Temmuz tarihinde Kyoto?da olursanız muhteşem bir geleneksel gösteri görme fırsatınız olabilir. Kyoto?da altın kaplamalı Kinkakuji tapınağı, Gion Matsuri festivalinin merkezi Yasaka tapınağı, Nijo kalesi ve Geyşaların bölgesi Gion görülmesi gereken yerler. Bu arada buradaki çoğu mekân UNESCO tarih mirası listesinde yer alıyor. (Merak edenler için: http://whc.unesco.org/en/statesparties/jp).

 

Bir sonraki görülmesi gereken yer ise tabi ki başkent Tokyo (eski adıyla Edo). Osaka – Tokyo arası 500 km?den fazla ve en hızlı treni ?Nozomi? ile 2,5 saatte gidilebiliyor. Hızlı trenleri Nozomi uçaktan daha konforlu, sessiz ve dakik, muhteşem bir ulaşım aracı. Yol süresince Japonya?nın doğasını da görmeniz de başka bir keyif. Tokyo dünyanın en büyük başkentlerinden biri ancak geniş metro ağı ve yardımsever insanları sayesinde hiçbir yere ulaşmak zor değil. Caddeleri çok geniş ve planlı, kaldığımız günler boyunca yolda bir tek araç kornası, yüksek ses duymadık, herhangi bir gerginlik / heyecanlı duruma rastgelmedik. Bu kadar büyük, kalabalık bir başkentin bu kadar sessiz sakin olması beni oldukça şaşırtmıştı. Belki İstanbul gibi boğaz manzarası ve tarihi dokusu yok ama daha huzurlu olduğu kesin?

Tokyo?da alışverişin merkezi meşhur Ginza Caddesi, tarihi Asakusa bölgesi, muhteşem Ueno parkı (hayvanat bahçesi dahil) mutlaka görülmeli. Asakusa alışveriş için ideal bir bölge. Sensoji tapınağı Asakusa?daki güzel tapınaklardan biri. Genç, orta, yaşlı herkesin gittiği kasinolar ve atari salonları da Japonya?da oldukça popüler.

Yemeklere gelecek olursak; Japon mutfağı Akdeniz mutfağından oldukça farklı. Japon yemekleri denilince herkesin aklına suşi gelir. Ancak orada bulunduğum sürede suşinin her gün yenilen bir yemek olmadığını, Türkiye?deki suşilere göre daha ağır bir tadı olduğunu ve  nispeten daha pahalı olduğunu farkettim. Suşi dışında Japon mutfağının özel yosunlar ile yapmış oldukları soslarını da mutlaka tatmanız gerekir ancak sosların ağır kokusu, özellikle yaz sıcağında sizi çok bunaltabilir. Bu nedenle, her zaman yanınızda atıştırmalık yiyecekler bulundurmakta yarar var. O kadar yol gelmişken ne içmeliyim diyenlere ise kesinlikle Japonların yerel içkisi sake’yi önereceğim. Oldukça hafif olan bu içki sizi oldukça memnun edecektir.

Her ne kadar yemek konusunda zorlanmış olsam da, akıl ve bilimden en üst düzeyde faydalanan ve bence batıya göre çok daha yüksek manevi değerlere sahip bu köklü medeniyeti yakından tanımanızı şiddetle tavsiye ederim.

Etiketler:

Yorum Bırakın