Mar 18

Hong Kong’ta ilk haftayı bitirdik bile…

Yazar : Kategori : Hong Kong

Türkiye’den başladığımız yolculuğumuz yaklaşık 10 saatlik uçuş ile Hong Kong Uluslararası Havaalanı’nda sonlandı. Uçakla indiğimiz alan bir ada, ama bu ada (Lantau, Chek Lap Kok island )İngilizler zamanında doldurularak yapılmış. İnsan ve para çok olunca sanırım yapacak çok fazla bir şey olmuyor. Havaalanı yetmedi ise hemen bir ada yapılıveriyor. Hong Kong; Hong Kong Adası, Kowloon Yarım adası ve 235 kadar küçük adadan meydana geliyor ama hepsinde yaşam bulunmuyor.

İlk olarak farklı gelen havanın nemli olmasıydı, daha önce Bankong’ta bu hisse kapılmıştım. İklim olarak sıcak ve nemli bir havaya sahip. Özellikle bahar aylarında nem ve sıcaklık yükseliyor. Daha sonra bizi karşılayan bir araba ile evimizin yolunu tuttuk. Şehir içinden geçerken en çok dikkati çeken yüksek katlı apartmanlar oluyor haliyle. Trafiğin soldan akması, şoförün sağda olmasına henüz alışmış olmamakla birlikte hep bir yanlış gidiyoruz hissiyatı veriyor insana. Taksiye binmek isterseniz sarı aramayın çünkü burada taksiler kırmızı yeşil ve mavi. Mavi taksiler Lantau Adasında, yeşil taksiler ise sadece New Territories’te yer alıyor.

Resim10

Yolculuğumuz uzun binalar geniş ve temiz caddeler arasında 45-50 dk kadar sürdü. Sonunda Causeway Bay’de ki apartmanımıza vardık. Burası diğer binalara göre çok yüksek değil.. Hong Kong’ta büyük ev bulmak mümkün değil. İnsanlar çok küçük evlerde yaşıyorlar. Bu kadar insanı nereye sığdırabilecekler yoksa:) Evimiz  Ikea evleri gibi, her yer her alan o kadar iyi kullanılmış ki bu küçük metrekarelerde bile büyük alanlar yaratabiliyorsunuz. Gizlenmiş dolaplar, eşyalar vs insanın hayatını kolaylaştırıyor. Burası bir servis apartmanı yani günlük temizlik işlerini yapan insanlar geliyor. Gelen insanlar genelde İngilizce bilmiyor. Sadece Hello ve By arasında yaşıyoruz kendileri ile:) Ama çok sevimliler, çok kibarlar.

Causeway Bay nasıl bir yer dersek en lüks markaların olduğu insanların güzel kıyafet ve markalı çantalarla gezdiği bir yer. Hong Kong’un en güzel yanı bu kadar bina arasında kocaman bir parkların olması. Binaları bu kadar yukarı yapmalarının nedeni bu güzel parklara dokunmamak olsa gerek. Tropikal kuşlar, çiçekler muhteşem. Minik Çin’li çocuklar bizi görünce İngilizce konuşmaya başlıyor. Sanırım çok uzaktan buralı olmadığımız anlaşılıyor:)

IMG_5393

Hong Kong bir ada aslında, bu ada içinde çok iyi planlanmış ulaşım sistemi var. Gerçekten, insan hayran kalıyor. Metro ile gidemeyeceğiniz hiçbir yer yok. Metro sistemi MTR -Mass Transit Railway olarak adlandırılıyor. Ulaşımı her metro istasyonundan alabileceğiniz ‘’Octopus’’ kart ile yapabiliyorsunuz. Bu kart sadece ulaşım için değil, market alışverişinde, restaurantlarda geçiyor. Puan biriktirip, indirimler kazanabiliyorsunuz. Hong Kong zaman geçirecek ya da yaşayacaksanız mutlaka bu karttan almanız yerinde olacaktır.

Resim7

Hong Kong’a yerleşmeden önce en çok sorulan soru, orda ne yiyeceksiniz idi. Yemekler konusunda hiç zorlanmadık aslında çünkü burada bir çok yemek çeşidi mevcut, Çin, Japon, Kore, Hint, Western… gibi seçenekler çok.

Daha yeni başladığımız Hong Kong yaşamında ilk haftamız alışmak ile geçti. Ama insan mutlu olduğu şeylere çabuk alışıyor sanırım…

 Resim5

Benzer Yazılar

Etiketler: , ,

Yorum Bırakın