Mar 01

Bembeyaz Uludağ

Yazar : Kategori : Türkiye

Hafta sonu Uludağ’daydık. Her anın kıymetini bilerek, kendimize kalan zamanlarımızı doya doya yaşamak için her vesileyi bir kutlamaya dönüştürmek gerek. Bu hafta sonu da bizim için böyleydi, eşimin iş değişikliğini kutladık. Akşamdan valizimizi hazırladık, sabaha karşı 6-6.30 gibi araba ile yola koyulduk.

Uludağ’a Yenikapı-Bursa İDO feribot ile hızlıca ulaşmak mümkün, araçla gidecekseniz Topçular-Eskihisar’ı kullanarak da yolu kısaltabilirsiniz. Biz hiçbirini yapmadık, yol üstünden kahvaltımızı aldık, güneşin doğuşuyla acele etmeden körfezi dolaşarak Bursa’ya doğru yola koyulduk.

Uludağ’a tırmanmak Bursa merkezden en az 45 dk sürüyor, öncelikle Uludağ Milli Parkı’na giriş yapıyorsunuz (Giriş 10 TL) sonra dağa tırmanış başlıyor. Günlük güneşlik bir Cumartesi günü Bursa merkezde hava sıcaklığı bir ara 18 dereceyi gördü, gerçekten kar bulabilecek miyiz merakıyla dağ yolu virajlarını döndük, zirveye 1 km kala kar göründü, sıcaklık 4 dereceye kadar indi. Cumartesi pırıl pırıldı.

Konaklama

Uludağ’da Konaklama:

Uludağ 2 bölgeden oluşuyor. 1. Gelişim ve 2. Gelişim bölgeleri. 1. Gelişim Bölgesi, Uludağ’da ilk kurulan, hareketliliğin olduğu bölge. Birçok eski ve köklü otel bu bölgede. 2. Gelişim Bölgesi nispeten daha sessiz ve daha yeni otellerin olduğu bir bölge. Otel seçiminizi aslında düşlediğiniz tatil şekli belirliyor. Ben sabah çıkarım akşama kadar aralıksız kayarım, benim için otel sadece gece uyumak için derseniz kesinlikle küçük ve nispeten daha uygun fiyatlı otelleri tercih etmelisiniz.

İstediğiniz konforlu, kayak dışında da zaman geçirilebilecek bir tesis ise fiyatlar biraz yükseliyor. Aslına bakarsanız biz de konfor arayışındaydık, Grand Yazıcı otelini tercih ettik, ancak pek de memnun kalmadık. Oteli profesyonellikten uzak ve eski bulduk, sunduğu hizmete göre fiyatı hayli pahalı, etmez bence. Otele giriş yaptıktan sonra onca verip veriştirmemize rağmen, yine de kapalı havuzunda keyfimizi yaptık, akşam canlı müzik ile yemeğimizi yedik, utanmasak yemek sırasında oynayacaktık… Hiçbir olumsuzluğu mutsuzluğa dönüştürmemek gerek…

1. Bölge için Otel Fahri, La Chalet ve Alkoçlar’ın konumunu beğendim. 2. Bölge için de Ağaoğlu My Mountain veya Monte Baia tercih edilebilir.  Otel işi, deneme yanılma işi.Otelleri burdan inceleyebilirsiniz…

Uludağ

Not: Uludağ’da çoğu otel min. 2 gece konaklama şartı arıyor. Bizim gibi tek gecelik kaçamak istiyorsanız otellerden onay alarak 1 gecelik yer açtırmanız gerekiyor. Oteller uzun kalacak müşteri derdinde olduğundan yer açmaktan kaçınıyor, fiyat/otel kalitesi/konumu/müsaitlik hepsini bir arada istediğinizde işiniz zor, uğraşıyorsunuz.

Uludağ’a ne zaman gidelim?

Kar yağışına bağlı olarak Aralık-Mart arası tesisler faaliyette. Ocak-Şubat (özellikle sömestr) Uludağ’ın tam sezonu. Gitmeden birkaç şeye dikkat etmekte fayda var.

1.       Kar Kalınlığı: Pistlerde taşa/toprağa denk gelmemek ve pistlerin tamamının açık olmasını istiyorsanız kar durumunu kontrol ederek gitmelisiniz. Kar kalınlıklarına buradan  göz atabilirsiniz. Pist durumunu da  buradan  kontrol edebilirsiniz.

2.       Festival zamanları: Öğrencilerin akın akın geldiği Winterfest ve Whitefest etkinlikleri dönemsel olarak düzenleniyor. Bölge etkinlik zamanı çok kalabalık oluyor, eğer kalabalıktan sıkılmıyorsanız ve eğlence sizin için ön plandaysa festival zamanında Uludağ’a gidebilirsiniz.

Bir diğer avantajı da 3-4 gecelik konaklamalar paket halinde satıldığından konaklamayı ucuza getirebilmeniz. Festival 2014 yılı adreslerine de buradan ulaşabilirsiniz.

Daha sakin, pistlerin daha boş olduğu zamanları tercih ederim, istediğimde kafamı dinlerim, istediğimde kalabalığa karışıp eğlenirim derseniz, festival tarihlerine bakın ve bu tarihler dışındaki zamanları tercih edin. Biz 8 Şubat gecesi konakladık, 9’unda çıkış yaparken festivalin 3. dönemi başlıyordu. Pırıl pırıl Cumartesi’nin güzelliğinden eser kalmamıştı, hava bozmuş, yağış ve sis bastırmıştı; oteller ana-baba günü gibiydi. Valizler ortalıkta, çılgın bir kalabalık… Dönüş yolunda dağa ulaşmaya çalışan otobüsleri ve araç kuyruğunu gördük ve bu dağ bunca insanı almaz, tam zamanında kaçmışız dedik. Sizin tercihiniz, benden söylemesi.

Gelelim pistlere…

uludağ pistler

Haritadan da görebileceğiniz üzere 1. ve 2. Bölgede toplam 22 adet teleski/telesiyej bulunuyor. Hemen hemen tüm telesiyej/teleskilerde kullanabileceğiz tek kartlı sistem var. Fiyatlar aşağıdaki gibi. Sadece Kervansaray otelinin telesiyeji kendi müşterilerine özel, bu telesiyeje skipass ile girilemiyor.

uludağ telesiyej

Pistlerin zorluk derecelerini skiciyiz.biz forumunda  sınıflandırmışlar. Snowboard ve kayakçılar arasında sınıflandırmaya katılan var katılmayan var, herkesin deneyimi farklı ne de olsa.

Kayak Kiralama ve Kayak Dersi:

Uludağ’da kayak/snowboard kiralayabileceğiniz birçok yer var. Ben My Way’den kiraladım, gayet iyiydi. Acemi olduğumdan ders almam da gerekiyordu. My Way’ın ayarlamasıyla ve süper bir denk gelme sonucu Levent Cenkçi hocadan 1 saatlik ders aldım. Levent Hoca’yı herkese öneririm. Onunla ders yapmak gerçekten çok keyifliydi. Kendisini kendi söylemiyle Le Chalet otelinin cafesinde bulabilirsiniz.

uludağ4

Not 1: My Way’de normal kayak günlük 40 TL, yeni kayak 60 TL idi. Daha ucuz kiralayan yerler de var, ben araştırdığım kadarıyla forumlarda çoğunluğun yazdığı “10 TL daha fazla veririm ama kaliteli malzeme ile kayarım” tavsiyesine uydum. Ders ücreti ise her yerde standart 140 TL.

Not 2: Tüm kayak hocaları için bu adrese göz atabilirsiniz.

 Kar Alışverişi:

Kayak montu, kayak pantolonu, bere, kayak eldiveni, termal içlik, polar/sweatshirt, goggle kayak için gereken temel malzemeler. SPX, Sport City, Intersport gibi mağazalardan, Boyner veya YKM’den temin edebilirsiniz. Bütçe ve zevkinize göre birçok alternatif bulunuyor. Şu anda da tam indirim zamanı, uygun fiyatlar var.

Uludağ’da Cafe’ler & Eğlence:

1. Bölge merkezde Beceren Cafe, Le Chalet Cafe kayanları izleyebileceğiniz öne çıkan dinlenme yerleri.

uludağ5

Fahri Telesiyej ile ulaşabileceğiniz Kartal Yuvası şömine başı sıcak birşeyler içebileceğiniz ve harika manzaranın keyfini çıkarabileceğiniz ideal bir mekan. Belvü Cafe ve Zirve Cafe de aynı yerde.

Fahri Telesiyej’den manzara

 

Kartal Yuvası şömine başı

Akşamüzeri after-ski partilerin yapıldığı Ağaoğlu Mandra Cafe’ye uğrayabilirsiniz. Ardından yine aynı mekanda eğlenceye devam edebilirsiniz.

Ağaoğlu Mandra Cafe

Veya hemen yanındaki ambiyansı, çalan Türkçe müzikleri ile hep çok sevdiğim Sess’e  geçebilir, enerjiniz varsa sabaha kadar zıplayabilirsiniz.

Diğer gece eğlence alternatifleri Redroom ve Ayyash Bar. Biz Sess’i tercih ettik. Akşam yemeği sonrası kendimize 1 saatlik bir uyku molası verdikten sonra, cin gibi olduk ve soluğu Sess’te aldık. 12 gibi mekan dolmaya başlamıştı. Devirdiğim şişeler, bağıra bağıra söylediğimiz şarkılarla tam bir kutlama akşamı oldu.

Geceden aklımda kalan şarkı şuydu. Ajda Pekkan – Cumartesi’yi buradan dinleyebilirsiniz.

Bu gece çok eğlenceli unutalım bitirmeyi
Soğumadan koştum sana ayak değil bu kalp sesi
Uykuyu düşünme hiç bugün daha Cumartesi

Dağdaki tüm etkinlikler için de bu adresi takip edebilirsiniz.

 Dönüş yolu uğrak noktaları:

Uludağ eteklerinde birçok köy var, yol kenarında kokulu dağ çileği satıyorlar, gerçekten kokuyor ve çok leziz. 1 kasa çilek alıp birkaçını yıkayıp yedikten sonra (kasa dediğime bakmayın 1 kasa 2 kilo alıyormuş) dönüş yolunda ilk durağımız olan Bursa’nın merkezi’ne devam ettik.

Akşamdan kalma halimizle yumuşak, mis gibi anne yemeği istediğimizden herkesin tek bir ağız söylediği Cemal&Cemil Usta İskender Kebap yerine arkadaş tavsiyesiyle Hayat Lokantası’nı tercih ettik. Gerçekten onlarca anne yemeği bizi bekliyordu. Yemekler lezizdi. Yediğim pilav şahaneydi (alt tarafı pilav ama bilen bilir ben tam bir pilav insanıyım, çok severim) Yemek ardından lokantaya özel tattığımız Süt Helvası da bir harikaydı.

Hayat Lokantası, Bursa

Arkadaşımızdan aldığımız diğer öneriler aşağıdaki gibi. Denemedik ama kendisine güvenimiz tam. Mekanları Foursquare’den inceleyebilirsiniz. Bir dahaki Bursa seferinde denemek üzere listeye yazdım şimdiden.

  • Güveç Lezzet Evi
  • Hasköyüm Pidecisi
  • Serkan Et-Mangal

Tam İstanbul yoluna sapıyorduk ki gördüğüm Cumalıkızık levhasıyla fikrimizi değiştirdik ve köye doğru yön değiştirdik. Bir süre, daha kaç km gideceğiz, Ankara’ya varmayız değil mi diye şakalaştıktan sonra nihayet sapağı gördük ve köye ulaştık. Kadınların aktif çalıştıkları, rengârenk, şirin bir köy. Teyzeler/nineler erişte, kestane, ev yapımı baklava, kekik, ıhlamur, sabun, çeşit çeşit örgüler satıyor. Köy, Osmanlıların gelip ilk yerleştikleri bölgede. Bu siteye göre 180’i aktif kullanılan 270 Osmanlı evi varmış. Köy içinde bir yürüyüş yapıp erişte ve kestane alarak bu kısa turumuzu da tamamladık.

Cumalıkızık köyü

Dönüş yolunda Gemlik’ten zeytin almayı da pas geçmedik, bir ara uyumuşum, gözümü açıp dikkatlice neredeyiz diye baktığımda tabela Ataşehir’di ve köprü trafiği bizi bekliyordu.

Etiketler:

Yorum Bırakın