Haz 05

Alaçatı’da Sörf Başkadır

Yazar : Kategori : Türkiye

Geçen yıl yaz tatilinde Alaçatı?ya gitmeye karar verdiğimizde, Alaçatı deyince ilk akla gelenlerden olan rüzgar sörfünü de  öğrenmek istedik, en azından denemek. Daha önce Alaçatı?ya giden ve sörf yapmayı deneyen arkadaşlarımızdan sörf okulu tavsiyesi aldık ve Garanti Emeklilik Hobi Kulüpleri aracılığıyla indirimli olarak okul rezervasyonumuzu yaptırdık. İyi ki de yaptırmışız, kesinlikle denemeye değer! Son iki senedir ClubMistral?den sörf dersi alıyoruz.

Öncelikle sörf çok zevkli bir spor. Dersler suyu ılık ve sığ olan bir koyda yapıldığı için Alaçatı yeni başlayanlar için çok ideal.  Sörfün ilk dersinde üzerinde dengede durmaya çalışıyorsunuz ancak sık sık düşüyorsunuz. Bu nedenle ilk derslerde sörfün üzerine çıkmaya çalışırken dizlerinizi yaralamamak, sürekli suya düşmekten dolayı üşümemek ve tabii ki çok yanmamak için uzun wetsuit giyilmesi tavsiye ediliyor. Bunun yanında sörfün pahalı bir spor olduğu da söylenemez. 6 saat ders 330 TL civarında ve Garanti Emeklilik Hobi Kulubu üyelerinin % 30 indirimi var.

Bir sörf öğrencisinin ilk gün mutlaka söylediği şey: ?Hocam, gidiyorum ama dönemiyorum?, sörf hocasından duyduğu ise ?Sörfü bırak, yürüyerek gel?. Bunun nedeni rüzgâr nedeniyle gidişte çok rahat düz gidilirken, dönüşte yön vermekte zorlanma nedeniyle koyun diğer tarafına sürüklenme. İlk sene dersimizi Serkan?dan, ikinci sene de Ersen?den aldık. İkisi de birbirinden iyi ve yardımcıydı. Hepimizle tek tek ilgilenip yanlışlarımızı düzelttiler.

Acemiliğinizi üzerinizden attıktan  ve sörfe alıştıktan sonra inanılmaz keyif almaya başlıyorsunuz. Sörfün üzerinde rüzgârın yüzünüze çarpması, etrafı seyretmek inanılmaz eğlenceli. Aynı zamanda 7?den 70?e herkesin hem çok hevesli hem de çok güzel bir şekilde sörf yaptığını görmek de oldukça motive edici.

Bu sene de 19 Mayıs tatilinde 4 gün Alaçatı?daydık. Bir önceki sefer gibi 3 günde toplam 6 saat ders aldık. Suyun soğuk olmasından korkuyorduk ancak suyun içinde hiç üşümedik ve sörfü çok özlediğimizi anladık. Bunların yanında ilk denememiz üzerinden bir sene geçmesine rağmen ikinci sene hiçbir şeyi unutmamış olduğumuzu görmemiz, dönüşleri rahatlıkla yapmamız da bizi çok mutlu etti. İlk günümüz hiç düşmeden, sörfün tadını çıkararak geçti ancak ikinci gün Ersen?in bize trapezleri taktırmasıyla sık sık kendimizi suda bulduk. Trapez bele takılarak, kolunuza verdiğiniz ağırlığın bele verilmesini ve daha dengeli gitmeyi sağlıyor. Hem rüzgârın çok olması hem de trapezlere hemen alışamamamız nedeniyle biraz zorlandık ama bir sonraki gidişimizde trapezlerimizle harikalar yaratmayı hedefliyoruz.

Sörf yapmadığımız zamanlarda ise bol bol güzel yemekler yedik, yüzdük ve güneşlendik. Aya Yorgi?deki beach?lere gittik. Sezon henüz açılmadığı için Paparazzi ve Marrakech açıktı, biz Marrakech?i tercih ettik. Gerçekten de çok güzel bir mekan, servis de çok iyi. Bunlar haricinde Babylon, Aya Yorgi ve Sole Mare de daha önceden gidip çok beğendiğimiz beachler arasında. Bir gün de geçen sene gidip bayıldığımız Funbeach?e gittik.  Funbeach biraz uzak, Altınkum tarafında, ancak gerçekten muhteşem bir denizi var ve gittiğinize kesinlikle değiyor! 19 Mayıs?ta deniz henüz ısınmamış olmasına rağmen soğuk ve duru su bize çok iyi geldi.

Daha önceki gidişimizde araba kiralamamıştık. Çeşme?de her yer birbirine uzak olduğu için taksiye binmek zorunda kaldık ama bu sefer araba kiralayarak çok rahat ettik, şiddetle tavsiye ederiz. Dizel ve otomatik vites bir arabaya günlük 105 TL verdik ama Çeşme?de taksilerin daha pahalı olduğu düşünülürse 4 kişi için oldukça doğru bir karar oldu. Alaçatı?da otopark ücretsiz ancak Aya Yorgi?deki bütün beach?lerin otoparkı gece de gündüz de 20 TL.

Alaçatı merkezde, şu ana kadar kaldığımız en güzel oda kahvaltı oteli olan Hire Otel?de kaldık.  Öncelikle otel çok merkezi.  Otelin sahipleri gerçekten de evlerine misafirmişsiniz gibi hissettiriyorlar, bizi hep kapıda karşıladılar, çok güleryüzlü ve naziktiler. Odalar çok güzel ve temizdi. Bunun yanında -ben çok kahvaltı insanı değilimdir ama- benim bile bayıldığım kahvaltılar hazırladılar. Her sabah başka bir lezzetle tanıştık, çeşit çeşit reçeller tattık ve muhteşem şeyler yedik. Her akşam denizden döndüğümüzde bizim için çay demlediler, biz bahçedeki salıncakta sallanıp kitap okurken bize börek, kurabiye, poğaça ikram ettiler.

Alaçatı merkezde Kaptan?ın Yeri?ne her gün mutlaka uğradık. Midye dolma sevmeyenler bile günde en az 10 midye dolma yedi. Ben 4 günde en az 50 tane yedim. Ayrıca kalamarı ve karides şişi de çok güzeldi. Hemen yanındaki dondurmacıdan da çok lezzetli dondurmalar yedik.

Aya Yorgi?deki beachler geceleri gece kulübüne dönüşüyor ve hepsi de çok kalabalık oluyor. Biz geçen sene Paparazzi?de çok eğlenmiştik, bu sene de gittik, yine çok güzeldi.Alaçatı?da yine muhteşem bir tatil geçirdik, bir sonraki gidişimize kadar aklımızı orada bırakarak İstanbul?a döndük.

Benzer Yazılar

Etiketler: , ,

Yorum Bırakın