Oca 26

Cenevre: Avrupa’nın En Küçük Büyük Şehri

Yazar : Kategori : İsviçre

Cenevre hakkında bir yol hikayesi yazmanın ne kadar zor olduğunu ancak kalemi elime aldığımda anladım. Yaklaşık iki buçuk yıldır burada yaşayan birisi olarak turistik anlamda Cenevre?de pek de bir şey yapmamışım.

Cenevre?de ne yapılır, nerelere gidilirden önce genel olarak nasıl bir yer olduğunu anlatmak iyi olabilir. Bu kozmopolit köy (!) İsviçre?nin tarafsız ve huzur dolu karakterini sonuna kadar yaşatan bir yer. Dünyanın en pahalı şehirlerinden biri olmasının yanı sıra aynı zamanda en yaşanılır kentleri arasında gösteriliyor. Benim kişisel kanaatim buranın yaşanılırlığı elli yaş sonrası başlar. Eğer İstanbul gibi karmaşa ve hareketin eksik olmadığı bir yerden geliyorsaniz Cenevre pek de çekilir bir yer olmayabilir. Nüfusunun üçte birinden fazlasını yabancılar oluşturuyor olsa da ısrarcı bir Fransız kültürü etkisi cok baskın. İngilizce sorularınıza Fransızca cevaplar almak sıradan bir durum.

Dünyanın fildişi kulesine gelmenin en uygun yolu Türk Hava Yolları, zira kendileri Türkiye?den Cenevre?ye uçan tek şirket. (Swissair de uçuyor ancak THY aracılığıyla, yani aynı uçak için sadece daha fazla ödemiş olursunuz) Biletler zamanlamanıza göre yaklaşık 500TL civarında. Eğer Cenevre?yi Avrupa turunuzun bir parçası olarak düşünüyorsanız (ki ben bunu tavsiye etmem), o zaman tren kullanmak daha ucuz ve rahat olabilir. Bileti erken almanız durumunda çok çok ucuza getirebilirsiniz. www.skyscanner.com.tr aracılığıyla İstanbul – Cenevre arasındaki en ucuz güncel uçak bileti fiyatlarına ulaşabilirsiniz.

Benim Cenevre hakkında en çok sevdiğim şey sanırım konumu. Avrupa?nın tam göbeğinde olması sebebiyle neredeyse her yere yakın. Paris?e trenle 3.5 saat, Lyon?a 2 saat, Milano?ya arabayla 4 saatte gidebilirsiniz. Ayrıca neredeyse tüm Avrupa?ya uçakla 1 saatte ulaşabiliyorsunuz ve 1 Ocak 2008′den beri Schengen üyesi olması sebebiyle vizesiz dolaşımın tadını çıkarabilirsiniz.

Yine de ben Cenevre?de kalacagim derseniz elbette burada da vakit geçirebileceğiniz yerler var.  Uçaktan inip bavulunuzu aldıktan sonra bedava otobüs biletinizi alabileceğiniz makineleri görebilirsiniz. Buradan aldığınız biletle 5 ya da 10 nolu otobüsü kullanarak şehir merkezine gidebilirsiniz. İnmeniz gereken durak Bel-Air. Cenevre saatleriyle kazandığı haklı popularitesini toplu taşıma sisteminin dakikliği ile pekiştirebilmiş bir şehir. Eğer çizelgede otobüsün gelmesine iki dakika varsa iki dakikadir, bir ya da üç değil. Kesinlikle taksi kullanmayın, inanılmaz pahalı. Havaalanından şehir merkezine gitmek kişi sayısı ve bavul durumuna bağlı olarak 30-40 frankı bulabilir. 15-20 dakikalık bir otobüs yolculuğu daha mantıklı sanki.

Neler Yapılır?

  • Cenevre?ye mutlaka bir sebeple gelmenizi tavsiye ederim. Bu mart ayı başlarındakı 700,000′den fazla kişinin ziyaret ettiği otomobil fuarı olabilir. Bol karlı bir kış sezonunda kayak tatili olabilir ya da Ağustos?un ilk haftasındaki Fetes de Geneve (Cenevre festivali) olabilir. Aksi takdirde şehir size biraz boş ya da sıkıcı gelebilir, özellikle sonbahar aylarında geldiyseniz.
  • Kayak sezonu zamanında geldiğinizde, ki bu genellikle Ocak-Nisan dönemini kapsar, Cenevre çok ideal bir konumdadır. Bir saatlik bir yolcuklukta çevredeki yaklaşık otuz kayak merkezinden birine ulaşabilirsiniz. Bunlarin en ünlüsü Chamonix. Avrupa?nın en yüksek dağı Mont-Blanc?da yer alan Chamonix, diğer bir çok yere göre daha büyük ve daha turistik, ayni zamanda daha canlı. Neredeyse her türlü extreme spora açık bir mekan. Dünyanın en yüksek teleferiğiyle yaklaşık 3800m yüksekliğe çıkıp Aiguille du Midi?nin zirvesinden İsviçre, Fransız ve İtalyan Alplerini izleyebilirsiniz. Maalesef teleferik genellikle Mart ? Eylül döneminde açık, o yüzden plan yapmadan önce durumu kontrol etmekte fayda var. Ayrıca La Clusaz, Le Gets ve Megeve de gidilebilecekler arasında. Özellikle Pazar günleri kayak kasabaları Cenevre?nin içinden çok daha kalabalık olur.

  • Yaz aylarında Cenevre?deyseniz güzel güneşli bir günde göl kıyısı yürüyüşü yapabilirsiniz. Şehir Avrupa?nın en büyük göllerinden biri olan Lac Leman kıyısında kurulu. Havuz problemlerini andıran bir göl aslında bu, çevresindeki dağlardan beslenip Cenevre?den geçen Rhone nehriden boşalıyor. Şehrin sembolu haline gelmis Jet d?Eau fıskıyesi görülmeye değer. Saniyede 500 litrelik suyu 140 metre yüksekliğe püskürten fıskıye dünyanın en büyüklerinden.
  •  Göl kıyısı turundan sonra ?old town?da kısa bir yürüyüş yapabilirsiniz. Dondurma ve çay molası dahil bu iki yürüyüs en fazla 3 saatinizi alacaktır.

  • Sonrasında Zengin Arap turistler gibi Rue de Rhone?da lüks ötesi mağazaları gezebilirsiniz. Rolex?ten 50,000 franka bir saat almaniz Cenevre?ye yakışır bir hatıra olacaktır ya da göl kıyısından 6 franklık bir buzdolabı magneti.
  •  Burada geçirdiğiniz zamana kısa bir Birleşmis Milletler gezisi ya da CERN ziyareti eklemenizi tavsiye ederim. CERN için önceden internetten rezervasyon gerekiyor. Birleşmis Milletler ise İsviçre tarafsızlığına yakışır bir şekilde Avrupa merkezini burada kurmuş.
  •  Tüm bunlar haricinde çeşitli müzeler ve kültürel aktiviteler de mevcut. Özellikle 10 yıl önce açılan Patek Philippe saat müzesi yüzlerce yıllık saatlerle görülmeye değer.

Kısaca Cenevre dörtyüz bin kişilik küçük cüssesinin çok ötesinde işler yapmış ve çok büyük organizasyonlara ev sahipligi yapan bir yer.

Ne Yenir?

Biraz dolaştınız ve karnınız acıktı. Cenevre?de yemek yiyebileceğiniz çok fazla sayıda restoran var. Restoranda yemek yemek bu şehrin kültürünün bir parçası. Ağırlıkla İtalyan olmakla beraber kebapçılar da dahil çok çesitli yemek fırsatı bulabilirsiniz. Benim misafirlerimi de götürdüğüm favori mekanlarımdan birisi ? Le Releais de l?Entrecote?. Rue du Rhone?de bulunan restoran her zaman dolu olur. Gündüz 12-2 akşam 19-24 arası açık olan mekanda yemek menusü yok, muhteşem soslu antrikotun nasıl pişeceği tercihiniz olabilir. Cenevre?de genel olarak etler bir Türk?un beklediğinden hep daha az pişmistir. Entrecote?ta salata ile başladıktan sonra küçük tabakta harika patates kızartması eşliğinde etiniz gelir. Eti özel kılan tarifi gizli tutulan tereyağlı ve hardallı sos. Porsiyon küçük görünse de merak etmeyin aynısından bir tane daha gelecek. Benim gibi şaraptan çok anlamayan birisi iseniz yanına menüdeki herhangi bir kırmızı şarabı alabilirsiniz. Bu enfes etin üzerine içi dondurmalı profiterolu denemenizi tavsiye ederim. Bu yemeğin tamamı, şarap ve tatlı da dahil yaklasik kişi başı 60 franka mal olacaktır. Sıradan bir restoranda dahi ortalama kırkın altına pek inmez. Daha önce de belirttiğim gibi burası dünyanın en pahalı şehirlerinden. Elbette bu fiyatları çok yukarıya da çekebilirsiniz. Eğer Kempinski?nin Lübnan restoranı Arabesque?e ya da göl kıyısındaki Perle du Lac?a giderseniz rahatlikla kişi basi 100 CHF?in üzerine çıkabilirsiniz. Ya da üç-dört McDonalds?tan birine gidip 12 CHF?a Big Mac menu yiyebilirsiniz.

Sonuç olarak Cenevre?ye kış döneminde kayak icin gelmiyorsaniz, son varış noktası olarak tavsiye edebilecegim bir yer değil, zira gecelik 100$’ın altında otel bulamazsınız. Bir kaç günlüğüne kalıp çevre kasabalardan Annecy, Yvoire, Lausanne ve Montreux?yu  de gezebilirsiniz.

Etiketler: ,

Yorum Bırakın