Arşiv | Ağustos, 2011
28. Ağu, 2011

Amerika’nın Renkli Yüzü: Boston

Amerika’nın Renkli Yüzü: Boston

Kırmızı tuğlalı evleri ile eski İngiliz mimarisini halen taşıyan, görenlerin bazı yerlerini Londra’ya benzettiği,  Amerika’nın en yoğun üniversite kampüslerinin bulunduğu 250 bin öğrencinin evi, birçok Nobel ödüllü bilim adamın çıkartmış bir şehir Boston.

Amerika’nın doğu kıyısında olması sebebiyle,  Boston’a Avrupa ve Türkiye’den ulaşım diğer bir çok Amerikan şehrine kıyasla daha kolaydır. Şu an Türkiye’den Boston’a direk uçuş olmaması sebebiyle Türkiye’den gelen ziyaretçilerin iki alternatifi vardır; ya Avrupa’dan aktarma yapıp Boston Logan havalimanına inmek, ya da İstanbul’dan New York’a  ya da bir başka Amerikan şehrine inip, oradan Boston’a aktarma yapmaktır.

(daha&helliip;)

20. Ağu, 2011

Yalnız Benim İçin Bak Yeşil Yeşil

Yalnız Benim İçin Bak Yeşil Yeşil

Pazar sabahı güzel bir kahvaltı edip sonrasında çay-gazete-sigara keyfi  (sigara opsiyoneldir) yaparken pazar eklerinde ünlü kişilerle yapılan söyleşileri okuruz. Muhabir söyleşiyi tek kelimelik soru-cevap kısmıyla bitirir bazen; bir kelime söyler, karşısındaki de o kelimenin ona ifade ettiği veya hatırlattığı şeyi.Olmaz ya, farz edin ki ünlü biri olmuşum, benimle söyleşi yapan gazeteci de bana “Bulgaristan?” demiş. Yanıtım kesinlikle şu olur: Yeşil.

Doğayı ve yeşili sevenlerin mutlaka görmesi gereken bir ülke Bulgaristan. Tamam o kadar kartpostallık manzaraları yok belki, ancak insan kendini sürekli ormanda ya da milli parktaymış gibi hissediyor gezerken. Bu hissiyat, izlenmesini tavsiye edeceğim Malko Tarnovo-Burgaz (Burgas)-Obzor-Varna-Balçık (Balchik) rotasında kendini daha şiddetli gösteriyor. Özellikle de yeşil rengi az, gri rengi fazla kaçmış bir hayat süren büyükşehirlerdeki bizler için bunu hissetmek çok da zor değil.

(daha&helliip;)